Köşe Yazıları
Recai Güçlü
Recai Güçlü
recai@elazigdagucluhaber.com
KUTLU DOĞUM HAFTASI
14 Nisan 2015 00:00

Sevgili Hemşehrilerim,

1989 yılından beri Kutlu Doğum Haftası adıyla, Sevgili Peygamberimiz’in doğumunun; dünyaya insanlara ve insanlığa getirdiği rahmet, bereket, sevgi ve kardeşlik mesajları gündeme gelmektedir.

Peygamber efendimizin gerçek doğum günü Hicri takvimdeki Rebiülevvel ayının 12. gününün sabahı dünyaya gelmiştir. 11.gece Mevlid kandili olarak islam alemi tarafından kutlanmaktadır. Yani her yıl Nisan 14-20 günleri arası kutlanan kutlu doğum haftası, peygamber efendimizin doğduğu gerçek ay değildir, Diyanet işlerinin çıkarttığı bir tür etkinliktir.

Kutlu doğum haftası 2015 yılında 14 Nisan 2015 tarihine denk gelmektedir.

Peygamber Efendimizin (S.A.V) Doğum gününü Mevlid Kandili olarak kutlamaktayız. 

O’nun doğduğu çağda dünyanın her tarafında cehalet, zulüm ve ahlâksızlık almış yürümüş, Allah inancı unutulmuş, insanlık korkunç ve karanlık bir duruma düşmüş, dünya yaşanmaz hale gelmişti.

O’nun doğduğu gece, insanlığın kurtuluşu için çok hayırlı ve mübarek bir başlangıçtır.O gecenin sabahı gerçekten de feyizli bir sabahtı. İnsanlık için yepyeni bir gün doğmuş, aydınlık bir devir açılmıştı. Bir fazilet güneşi ve hidâyet meşalesi olan sevgili peygamberimizin gönderilişi, Yüce Allahın bütün insanlara en büyük nimetlerinden birisidir. Bu hususta Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmuştur:

“Andolsun ki içlerinden, kendilerine Allah’ın âyetlerini okuyan, (kötülüklerden ve inkârdan) kendilerini temizleyen, kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle Allah, müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Halbuki daha önce onlar apaçık bir sapıklık içinde idiler.”
(Âl-i İmrân, 164)

O’nun ahlâk ve fazilet dolu hayatını öğrenmek ve kendimize örnek almak başta gelen görevlerimizdendir. Asıl o zaman O’nun sevgisini ve hoşnutluğunu kazanmış oluruz.

Evlâtlarını diri diri toprağa gömen babalar O’na ve getirdiği prensiplere iman ettikten sonra mükemmelleştiler, dünyaya insanlık, adalet ve medeniyet rehberi olacak hale geldiler. İnsanlar O’nun tek emriyle, kökü yüzlerce yıl derinde olan alışkanlıklarını bıraktı.

O, yirminci asır insanının yüzyılda yerleştiremediği hakkı, hukuku, adâleti, hürriyeti, demokrasiyi ve insan haklarını bir solukta yerleştirdi. Böylece cehâlet asrı bir saâdet asrı olup, çıktı. Nihayet asır, asırlara taştı. Ve O, çağlar ötesiyle kucaklaştı.

Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed kendisinden önceki peygamberler gibi sadece bir kavme veya millete değil, bütün insanlığa peygamber olarak gönderilmiştir. O’nun diğer peygamberlerden en farklı yönlerinden birisi budur. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulur:

“Biz seni bütün insanlara ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik; fakat insanların çoğu bilmezler.”
(Sebe, 28)

İnsanlığın her zaman ve mekânda Hz. Peygamber’in tebliğ ettiği ilâhî mesaja ve bu mesajın hayata geçirilmiş şekli olan onun sünnetine ihtiyacı vardır. O’nu örnek almak, Kur’an’a uymaktır.

Sahabeden bazıları, Sevgili Peygamberimiz’in vefatında “kıyamet kopacak beklentisine girerek etrafında olan bitene aldırmamaya başlamışlardı. Bizler ise bindörtyüz küsür yıl sonra dünyaya öylesine yerleşiyoruz ki…

                                                                          Kalın Sağlıcakla…

 

 

840 kez okundu.
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş
Yorum Yaz
Ad Soyad
Yorum Başlığı
Yorumunuz
Doğrulama Kodu

Yorumlar
YAZARIN DİĞER YAZILARI - Recai Güçlü
25 Eylül 2017 00:00
62 kez okundu
01 Ağustos 2016 00:00
766 kez okundu
10 Mayıs 2016 00:00
555 kez okundu
27 Ocak 2016 00:00
715 kez okundu
27 Aralık 2015 00:00
775 kez okundu
20 Nisan 2015 00:00
879 kez okundu
14 Nisan 2015 00:00
840 kez okundu
04 Ocak 2015 00:00
927 kez okundu
23 Kasım 2014 00:00
1039 kez okundu
29 Eylül 2014 00:00
984 kez okundu
25 Temmuz 2014 00:00
1207 kez okundu
25 Şubat 2014 00:00
1048 kez okundu
Köşe Yazıları